Katsayı sorunsalı

29 Kasım 2009

Özellikle sınava girecekler eminim basından takip etmiştir. Üniversitelere giriş sistemindeki katsayıların kalkmasına yönelik değişiklik, Danıştay 8. Dairesi tarafından durduruldu. Danıştay kararı eğer YÖK karara itiraz etmez de uygulanırsa meslek liselerinin istedikleri bölüme girmeleri veya eşit ağırlık öğrencilerinin sayısal bölüm tercih etmeleri mümkün olmayacak.

YÖK tarafından geçtiğimiz eğitim döneminde temelleri atılan YGS-LYS sisteminin içerdiği en önemli değişiklik farklı okullarda okuyanlara alanları dışından bölüm seçtiklerinde uygulanan düşük katsayıların kaldırılmasıydı. Bu sayede bir meslek lisesinin motor bölümündeki öğrenci, sınavda yeterli neti yapabilirse tıpkı bir Anadolu lisesinin eşit ağırlık öğrencisi gibi rahatça hukuk fakültelerine girecekti. Fakat son Danıştay kararıyla bu güzel sistem yine baltalanmış oldu.

Danıştay kararı; “Bu durumda, dava konusu kararın 3, 4. ve 5. maddelerinin, dayanağı yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi eğitim sisteminin, hukuka uygun oldukları istikrar kazanmış yargı kararları ile de ortaya konulmuş olan amaç ve ilkelerine, hukuka ve hakkaniyete uygun değildir. Dava konusu kararın uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacağı da açıktır.” şeklinde açıklandı. Yani Danıştay’a göre bir motor öğrencisinin Hukuk fakültesi okuması telafisi imkansız bir zarar verecek bu memlekete.

Buraya kadar anlattıklarım madalyonun görünen yüzü. Olayın perde arkasında ise pek çok kişinin bildiği gibi İmam-Hatip Liseliler var. Bence Danıştay’ın telafi edilemez zarardan kastı da 5-6 sene sonra yetişecek olan üniversite mezunu İmam-Hatipliler. Yazının kalanını okuyun »




2010 ÖSS'deki değişiklikler

16 Şubat 2009

Biliyorum uzun zamandır yazmıyorum ve epey boşladım burayı. Fakat günlük koşuşturmalar ve uğraştığım tasarım işi sebebiyle zaman sıkışlığı yaşamaktayım bu aralar. O sebepten arayı açtım biraz. Kusura bakmayın.

Eğitim camiasıyla alakadar olanların bildiği gibi 2010 yılında ÖSS sistemi kökten değişiyor. 195 dakikalık tek sınav yerine ondan daha kısa sürecek en az dört sınav olacağı neredeyse kesinleşti. Yazıyı yazmaktaki amacım sınav sisteminin detaylarına girmek yerine değişiklik hakkında kendi yorumlarımı yapmak. Sınavla ilgili detaylı bilgi almak için Google’a girip 2010 ÖSS gibi bir şeyler yazmanız yeterli olacaktır.

Sistemin değişmesi hususunda en çok sevindiğim nokta bir oturumun süresinin 195 dakikadan az olacağı. Beni tanıyanlar bilir, oldukça hareketli bir yapıya sahibim. Dersanede olduğumuz deneme sınavlarında da tecrübe ettiğim üzere, 3 saat 15 dakika aynı pozisyonda oturmak beni acayip geriyor. Özellikle 2-2,5 saatten sonra konsantrasyon namına hiçbir şey kalmadığını hissedebiliyorum kendimde. Arada su, lavabo gibi küçük molalar vermek ise vakit kaybetmeme sebep oluyor. İşte bu sebepten tek seferde 195 dakika oturmak yerine farklı günlerde ikişer saat oturmayı tercih ederim.

Yine sevindiğim değişikliklerden biri de puan hesaplamalarıyla ilgili. Şimdilik söylenti aşamasındaki bilgilere göre puanlar sadece Fen veya Sosyal bölümü olarak değil, ders ders ayrı ayrı hesaplanacak. Yani fizik ağırlıklı, kimya ağırlıklı veya biyoloji ağırlıklı fen puanlarıyla karşılaşabileceğiz. Fakülteler de öğrenci alırken hangi puan türüne ağırlık vereceklerini kendi belirleyecek. Mesela ben mühendislik okumak istediğimden, sınavda fizik soruları biyolojiden daha önemli olacak. Biyolojiden soru kaçırsam dahi kaybım fizik kadar olmayacak. Yine aynı şekilde tıp okumak isteyenler de fizik sorularıyla arası iyi olmasa bile hedefinden uzaklaşmayacak. Ben ezber ve yorum kısmında zorlandığımdan biyoloji en çok korktuğum ders konumundaydı fen bazında. Fakat yeni sistemle o kadar da korkmama gerek kalmadı.

Bize faydalı olacak bir diğer yenilik ise alan-bölümler konusunda. Her öğrenci istediği oturumun sınavına girip tüm puan türlerinden puanının hesaplanmasını sağlayabilecek. Bu sayede kendime bir bakıma yedek olarak gördüğüm yabancı dil sınavına da girip dil puanımla da yerleşme şansı elde edeceğim.

Sınavdaki bir diğer değişiklik de okul puanları konusunda. Okul puanları şu an yaklaşık 21% oranında etkiye sahipken bu oranın 5% gibi komik rakamlara çekilmesi gündemde. Okuldan 80 üzerinden en az 75-76 gibi bir puan beklediğimden sanırım bu durum bir dezavantaj oluşturacak benim için. Ayrıca öğrencilerin okul derslerine verdiği önemin de azalacağını düşünüyorum. Çoğu kişi 5% için okul derslerine zaman ayırmak yerine sınava yönelik çalışmalara ağırlık verecektir.

Kısacası her yeni sistem gibi bu da avantaj ve dezavantajlara gebe olacak. Ülkemizde ortalama iki yılda bir sınav sistemi değiştiğinden bunun da uzun süre dayanacağını zannetmiyorum. Ama bana göre her sistemin ilk öğrencileri, iyi rehberlik edildiği takdirde rakiplerine göre oldukça avantajlı olabilir. Bu nedenle 2010 yılında sınava girecek arkadaşlarıma tavsiyem sınav sistemiyle ilgili gelişmeleri yakından takip edip, konuyla ilgili uzman kişilere danışmaları yönünde olacaktır.